Tarım konusunda bilimsel olarak uzmanlığım yok. Uzmanların kullandığı ağdalı kelimeler ile, sadece konuda uzman olanların anlayabileceği teknik dilde anlatamayacağım için, halk dilinde ancak anlatabileceğim için özür dilerim. Ben 1971 iktisat mezunuyum. Ziraat konusundaki teknik kelimeleri anlayamıyorum. Ayrıca bilgisayar teknolojisi konusunda da ulvi bilgilerim yok. Eğer bilgisayar konusunda sürçülisan eder isem affola.
Ziraat konusunda uzmanlığı olan arkadaşlardan ricam lütfen bir iktisatçının anlayabileceği kelimeleri kullanmalarıdır.
Organik tarım; kimyasal gübre ve ilaç kullanmadan, sürdürülebilir, doğa dostu, çevreye saygılı, atalarımızın yaptığı bir tarım şeklidir. Yani hiçbir kimyasal ilaç kullanmazsınız. Karık sulama, salma sulama değil, damlama sistemi ile sulama yaparsınız. Yetiştirdiğiniz üründen yeniden tohum alabilirsiniz. Konvansiyonel, kimyevi madde kullanılarak elde ettiğniz üründen tohum alamazsınız(hibrit tohum). Yani seneye gene aynı ürünü yetiştirmek için Amerikalı ve İsrail li amcaya eliniz mahküm olur ve dolarları verirsiniz. Bahçenizdeki doğal bitki örtüsünü, otları her sene yolmazsınız. Toprağı kel bırakmazsınız.
Zararlılar ile mücadele tamamen doğal bitki ve ürünler kullanırsınız. Mesela sarımsak, soğan, acı biber, ısırgan otu, sütleğen otu, at kuyruğu otu, arap sabunu, kireç, göztaşı v.s. gibi. Kimyasal ilaçlamayı meslek haline getirenler gibi 35-40 yaşında hakkın rahmetine kavuşmazsınız.
Gübreleme hayvan gübresi, yeşil gübre ve kompost gübre ile yaparsınız. Yetiştireceğiniz ürünleri sağlıklı olarak afiyetle yersiniz.
Çiftçi dostlarınızdan veya Medya dan hep işitirsiniz. Çiftçiler para kazanamıyor diye. Bir kere para kazanmanın ölçüsü nedir. Her sene bir yat, kat almakmıdır. Bence karnının tokluğu ve temel ihtiyaçların karşılanmasıdır. Bana organik tarım kursu veren Ziraat Mühendesi, doğa aşığı, Gülistan Arabacıoğlu hanımefendinin bizlere söylediği bir söz vardı. Çiftçilere diyorki, madem ziraatten para kazanamıyorsunuz, kimyasal tarım (konvansiyonel tarım) yapacağınıza organik tarım yapında gene para kazanamayın, hiç olmazsa doğaya ve çereye zarar vermezsiniz.
13 Nisan 2009 Pazartesi
BİZ KİMİZ
Eşim Senar Bağcı bankadan, ben İbrahim Bağcı ise Soyak Holding üst kademe yöneticilğinden emekliyiz. 50 yıl İstanbul da yaşadıktan sonra 10 yıl önce Çanakkale-Eceabat-Kilitbahir köyüne yerleştik. Evimizin bahçesinde ve zeytinliğimizde kendi ihtiyacımız olan organik sebze, meyve, zeytin ve zeytinyağı üretiyoruz. Yalnız unutmayın ki, zeytinyağını yüzyıllar önceki sistem ile, kıl torbalar içinde sıktırıyoruz. Yani gerçek, her derde deva sızma zeytinyağımız var. Tarım ihtisas alanımız olmamasına rağmen 10 yıl içinde oldukça bilgi sahibi olduk. Eceabat organik Klan çiftliği sahibi Ziraat Mühendisi Gülistan Arabacıoğlu ndan da organik tarım konusunda nazari ve ameli olarak kurs aldık. Bir oğlumuz Ezine Çanakkale de, diğer oğlumuz Çorlu da çalışmaktadır. İnşallah darısı sizlerin başına diyoruz.
Aynı zamanda aşağı da da bahsettiğim gibi bir konaklama tesisi de işletmekteyiz.
Aynı zamanda aşağı da da bahsettiğim gibi bir konaklama tesisi de işletmekteyiz.
VİLLA BAĞCI ?
Website: http://www.villabagci.com/ – E.Posta: : info@villabagci.com -Tel: 0286 824 54 88 – 0 535 927 49 48
Villa Bağcı; Çanakkale nin Avrupa yakasında Gelibolu Yarımadası Milli Park ve savaş alanları içinde, Çanakkale Eceabat Kilitbahir köyünde, panoramik boğaz manzaralıdır. Konforu ve rahatlığı ile evinizi aramayacak, kuş sesleri ve köy sakinliğinde şehir stresinden birkaç günde olsa uzaklaşacak ve hoşça vakit geçireceksiniz. Size otel, motel, pansiyon ve diğer konaklama tesislerini aratmayacaktır.
Villamız oda veya komple olarak verilebilir.Ful eşya, iki kat, bahçe, 3 oda da toplam 6 ad ortopedik yatak (ilaveler ile 12 kişi konaklayabilir), 2 banyo, sıcak su, salon, mutfak, 4 balkon, kalorifer, televizyon, şömine ve barbekü, bulunmaktadır.
Gelibolu Yarımadası tarihi geçmişi yanında, Bodrum ve Antalya yı aratmayacak Saroz ve Ege nin çam ormanlarını, tabii ve özel plajlarını, maviliklerini de bünyesinde bulundurmaktadır. Yarımada tarihinde görülmesi gereken birçok Şehitlik, mezarlık, abide ve savaş siperleri bulunmakta ve ziyaret için en az 2-3 güne ihtiyaç duyulmaktadır.
İstanbul dan 330 km, İzmir den 310 km, Bursa dan 260 km, dir. Çanakkale ye feribotla 10 dakika, Eceabat a 5 km, Kilitbahir plajına 300 mt, Ege denizinin Kabatepe orman ve tabii plajlarına 15 km dir.
Villa Bağcı; Çanakkale nin Avrupa yakasında Gelibolu Yarımadası Milli Park ve savaş alanları içinde, Çanakkale Eceabat Kilitbahir köyünde, panoramik boğaz manzaralıdır. Konforu ve rahatlığı ile evinizi aramayacak, kuş sesleri ve köy sakinliğinde şehir stresinden birkaç günde olsa uzaklaşacak ve hoşça vakit geçireceksiniz. Size otel, motel, pansiyon ve diğer konaklama tesislerini aratmayacaktır.
Villamız oda veya komple olarak verilebilir.Ful eşya, iki kat, bahçe, 3 oda da toplam 6 ad ortopedik yatak (ilaveler ile 12 kişi konaklayabilir), 2 banyo, sıcak su, salon, mutfak, 4 balkon, kalorifer, televizyon, şömine ve barbekü, bulunmaktadır.
Gelibolu Yarımadası tarihi geçmişi yanında, Bodrum ve Antalya yı aratmayacak Saroz ve Ege nin çam ormanlarını, tabii ve özel plajlarını, maviliklerini de bünyesinde bulundurmaktadır. Yarımada tarihinde görülmesi gereken birçok Şehitlik, mezarlık, abide ve savaş siperleri bulunmakta ve ziyaret için en az 2-3 güne ihtiyaç duyulmaktadır.
İstanbul dan 330 km, İzmir den 310 km, Bursa dan 260 km, dir. Çanakkale ye feribotla 10 dakika, Eceabat a 5 km, Kilitbahir plajına 300 mt, Ege denizinin Kabatepe orman ve tabii plajlarına 15 km dir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
